|
Sosyoloji Nedir
Kısa:
Sosyoloji (toplum bilimi): sosyal olayları inceler. toplumların kuruluş,
yükseliş ve çöküşü ile toplumların kendi aralarındaki münasebetleri ve kendi
içindeki
insan
ilişkilerinin yasalarını inceleyen
bilim.
sosyoloji bilimi toplumu parçalayarak kendisine uzmanlık alanları
oluşturmuştur; bunlar: eğitim(eğitimin toplumsal koşulları incelenir),
ekonomi (ekonomini toplum içindeki yeri incelenir), siyaset, aile,
hukuk (türkiyede
hukuk
sosyolojisi gelişmemiştir),
sanat(sanatın
toplumlara göre değişmesi olgusu incelenir), spor, din konularında
incelemeler gelişmiştir.
Datay:
SOSYOLOJİ: Kelime anlamı toplumbilimidir. Latince toplum anlamına gelen
Socius ile Yunanca
bilgi
demek olan
logos
sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur.Sosyoloji sözcüğünü ilk kullanan
Fransız sosyoloğu Auguste Comte (1798 - 1857)'dur.bilim
olarak Sosyoloji: Toplumların meydana gelişini, gelişmesini,toplum içinde
farklı kesimlerde görülen sosyal olayları, sosyal kurumları, sosyal
ilişkileri, sosyal yapı özelliklerini ve bu yapıda ortaya çıkabilecek
değişme eğilimlerini ele alarak inceleyen bir
bilim
dalıdır.
TOPLUM: Belli bir coğrafya parçası üzerinde yer alan,üyeleri arasında sıkı
bir etkileşim ve işbölümü
olan bir
insan
topluluğudur.
Sosyal Olay:
Toplum içinde meydana gelen, başlama ve bitiş noktaları belirli olan birden
fazla kişiyi ilgilendiren bir oluşumu ve değişimi ifade eder.
SOSYAL
olgu:
Genellikle başlangıç ve bitiş zamanı bilinmeyen, nerede başlayıp nerede
bitebileceği kesin olarak tesbit edilemeyen bir sosyal oluşum ve değişimi
ifade eder.Tek tek meydana gelen sosyal olayların genel bir ifade
tarzıdır.Selma ile Mehmed'in evlenmesi bir sosyal olaydır. Ama tüm evlilik
olaylarının hepsine birden evlenme denir. Bu ise sosyal olgudur.
SOSYAL KURUM: Birbirleriyle sosyal ilişki ve etkileşim halinde bir arada
bulunan insanların, toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini ve bu
davranışların kurallarını belirleyen, kişilere belli şekillerde
davranışlarda bulunması için zorlayıcı etkide bulunan, aralarında birlik ve
bütünlük olan, uyumlu ve örgütlü bütünlerdir. Aile, eğitim, din,
hukuk,ekonomi,
yönetim,
devlet
kurumları.
SOSYAL İLİŞKİ: Birbirinden haberdar olan en az iki
insan
arasında belirli bir süre devam eden, anlamlı ve belirli amaçlar etrafında
kurulan sosyal bir bağdır.
SOSYAL YAPI: İçinde sosyal ilişkilerin sosyal olayların meydana geldiği,
sosyal grupların ve kurumların yer aldığı,nüfus
ve yerleşim tarzının şekillendirdiği, toplumun şekil ve çevresi ile ilgili
dış görünüşe sahip olan bir sosyal varlıktır.
Sosyal Grup:
Belli ortak özelliklere sahip, etkileşim ve ilişki içinde bulunan iki veya
daha fazla kişinin meydana getirdiği göreli bir sürekliliği olan bireyler
topluluğudur.
SOSYAL DÜZEN: Bir toplumdaki üretim güçleri ve üretim ilişkileriyle din,
hukuk,
eğitim gibi kurumların karşılıklı bağımlılık içinde oluşturdukları uyumlu
bir bütündür.
KÜLTÜR: Tarihsel ve sosyal değişme süreci içinde oluşturulan, bütün maddi ve
manevi değerleri ile bunları yaratmada ve gelecek kuşaklara iletmede
kullanılan araçların tümüdür.
cemaat:
Kan bağlılığının, benzerliğin, geleneklerin bulunduğu, iş bölümünün
görülmediği
insan
topluluğudur.
CEMİYET: İş bölümünün
geliştiği, akılcılığın egemen olduğu, daha çok
organik
dayanışmanın görüldüğü toplumdur.
MİLLET: Siyasi bir birlik şeklinde yaşayan, ortak, mazi ve kültüre sahip,
devlet
şeklinde teşkit-lanmış fert ve zümrelerin toplamıdır.
KALABALIK: Ortak fikirlerle hareket eden ve aynı heyecanı taşıyan,
teşkilatsız ve sürekli olmayan, kendiliğinden oluşan
insan
yığınıdır.
Halk:
Üyeleri yoğun bir şekilde bir araya toplanmış olmayan, bir arada bulunmaları
tesadüfi olmaktan uzak,sürekli, ortak bir kültürle birbirlerine bağlı,
teşkilatsız yaygın,insan
topluluğudur.
SOSYAL DEĞİŞME: Bir toplumda ekonomik büyüme ile birlikte sosyal, siyasi ve
kültürel alanlarda bir ilerlemenin olması demektir.
SOSYAL BÜTÜNLEŞME: Bir toplumu oluşturan,
topluluk,grup
ve kurumları gibi,
Sosyal Yapının
çeşitli öğeleri arasındaki birbirini tamamlayabilme durumuna denir.
SOSYAL ÇÖZÜLME: Bir toplumda maddi ve manevi
kültür
öğelerinin bir araya gelerek bir anlam ifade edecek ve işleyen bir bütün
oluşturacak çok biçimde birbirlerini tamamlayamamalarıdır.
İŞBÖLÜMÜ: Bir toplumsal üretim düzeni içindeki değişik görev ve hizmetlerin,
toplumun üyeleri, grupları arasında karşılıklı bağımlılık ilişkileri içinde
bölünmesi sürecidir.
SOSYAL TABAKALAŞMA: Toplumu meydana getiren üyelerin ya da öğelerin bir ya
da daha fazla ölçüte göre hiyerarşik sırılanmaları
SOSYAL SINIF: Toplumun düzeyi, yaşam biçimi, eğitim,saygınlık gibi
özellikler bakımından birbirine benzeyen ve bunun bilincinde olan insanlar
tarafından oluşturulan bir bütündür.
SOSYAL HAREKETLİLİK: Kişilerin, ailelerin ve sosyal grupların toplum içinde
sahip oldukları bir stüdüden
diğer bir
statüye
veya bir tabakadan diğer tabakaya geçmeleridir
SOSYAL YAPI
I.
tanımı:
Sosyal yapı, içinde sosyal ilişkilerin, sosyal olayların meydana geldiği,
ses yol grupların, kurumların yer aldığı,
nüfus ile
yerleşim tarzının şekillendirdiği, toplumun şekil ve çerçevesi ile ilgii dış
görünüşe sahip olan bir sosyal varlıktır.
Sosyal Yapının
iki yönü vardır:
A - Kültürel (Manevi) Yapı: Toplumun sosyal ilişkiler ağı dediğimiz sosyal
statüler,
roller ve değer yargılarından oluşan yapısı
B- Fizik (Maddi) Yapı: Toplumun şekil ve çevresi olarak belirtilen dış
görünüşünü oluşturan nüfusun yerleşim tarzı (köy - şehir) fiziksel yapısını
oluşturur.
Toplumdan topluma sosyal yapı farklı özellikler gösterir.
II - SOSYAL YAPI İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
A -
Sosyal İlişki:
Birbirinden haberdar olan en az iki
insan
arasında belirli bir süre devam eden, anlamlı ve belirli amaçlar etrafınd
kurulan sosyal bir bağdır.
M.Webere Göre Sosyal İlişkinin Özellikleri:
1. En az iki kişi arasında olmalı
2. Bir zaman sürecini içermesi
3. Kişi ya da grupların karşılıklı etkileşim içinde bulunmaları
4. Birbirlerinin
varlığından haberdar olmaları
5. İlişkiler ortak bir anlam taşıması
6. İlişkide bulunan kişilerin birbirlerini içten karşılıklı bağ duymaları
Sosyal İlişki
Çeşitleri:
1. Samimiyet Derecelerine Göre
a) Birincil İlişkiler: Daha çok
cemaat
tipi örgütlenmelerde görülen ve yazılı hale getirilmemiş ilişkilere dayanır.
Daha çok örf ve adetler biçimindedir.
Özellikleri:
- İlişkiler karşılıklı duygusal güven anlayışa samimiyete dayalı yüzyüze
ilişkilerdir.
- Yazılı kurallara bağlı değildir.
- Sosyal etkileşim çok güçlüdür.
- İlişkiler uzun sürelidir.
- Daha çok küçük gruplarda (aile, arkadışlık, köy, komşuluk) görülür.
- Bütün toplumlarda görülebilir.
b) İkincil İlişkiler: Daha çok
Cemiyet
tipi bir teşkilatlanmada (şirket, sendika,kentler . . .) görülür.
Özellikleri:
- İlişkiler resmidir. Duygusal iletişim çok zayıf
- Yazılı kurallara bağlıdır.
- Kıss sürelidir.
- Sosyal etkileşim çok zayıftır.
- Daha çok büyük graplarda (şehir, şirket, resmi kurumlar ) görülür.
-
kitle
iletişim araçlarının etkisi çoktur.
2. Sürelerine Göre
a) Tesadüfi (geçici): Kısa süreli (bir maçta biraraya gelen insanların
ilişkileri)dir.
b)
periyodik:
Yılın belli zamanlarında kurulan ilişkilerdir. Mevsimlik işçilerin ilişkisi
c) Sürekli İlişkiler: Çok uzun süreli ilişkilerdir. Aynı, köyde, şehide
oturan insanlar arasındaki ilişkiler gibi.
B - SOSYAL STATÜ VE ROLLER:
Statü: İnsanlırn toplum içindeki yerini ifade eden bir kavramdır. Statü,
kişilerin çocuk, doktor, müslüman, öğretmen, işveren, örneklerindeki gibi
kim olduklarını belirtir, ona bir takım haklar sağlar ve yükümlülükler
yükler.
Statü Çeşitleri:
1. Verilmiş (edinilmiş) Statü: Kişilerin yetenek ve becerilerine bakmadan ve
onların bir çabası
olmadan, kendileri dışındaki faktörler tarafından
sağlanır. Yani kişi doğumuyla, cinsiyetiyle veya yaşıyla ilgili bu
statüyü
elde eder. Örneğin, Yaşlı, genç, kadın, erkek, siyah, beyaz . . .
2. Kazanılmış Statü: Kişilerin kendi çabaları sonucu elde ettikleri
stütüdür.Örneğin, anne, baba, öğretmen rolü çok büyüktür ve çok çabuk
değişebilir.
Sosyal Prestij (İtibar): Bir bireye ya da kümeye (grub) başka
birey ya
da kümelerle, ilişkilerinde üstünlük sağlayan duruma denir. Doktorluk
statü,doktorun sevilmesi, aranması durumuna prestij denir.
statünün
Özellikleri:
1. Her
insan
birden fazla
statüye
sahip olabilir.
2. Bazıları doğuştan bazıları sonradan kazınılır.
3. Bazıları doğumdan ölüme kadar değişmezken koşulları daha kolay değişir.
4. Her stütü belli kurallara bağlıdır.
5.
statüler
arası ilişkiler ağı vardır.
6. Toplumdan topluma değişiklik gösterebilir.
Anahtar (Temel) Statü: Bireyin sahip olduğu
statülerden
toplum da en etkin olanına anahtar statü denir. Anahtar stütü kişinin toplum
içindeki kişiliğini belirler. Cumhurbaşkanı, General, Öğretmen, İmam
genellikle kişinin diğer
statülerine
göre anahtar stütü niteliği taşır.
Rol: Toplumun bireyden
statüsüne
uygun olarak beklediği davranışlarına rol denir. Kişinin her taşıdığı
statüye
göre bir çok rolleri vardır. Her rol, diğer rollerle olan ilişkilerinin
derecelerine göre var olur ve anlam kazanır.
statünün
dinamik
yönüdür.Bir kimse hem öğretmen, hem sporcu hem parti üyesi olabilir.Rol
Pekişmesi: Rollerin birbirini kolaylaştır-masıdır. Ana okulu öğretmeni Rol
Çatışması: Bireyin sahip olduğu
statülerine
uygun rolleri arasında herhangi birine uygun davranışı yapacağına karar
verememesi haline rol çatışması denir. Örneğin, bir müdürün evde müdür
rolüne devam etmesi, subayın evdekilere asker imiş gibi davranması
C - SOSYAL DEĞERLER:
Değerler, kişilerin düşünce, tutum ve davranışla-rında birer ölçüt olarak
ortaya çıkan ve sosyal yaşamın vazgeçilmez bir öğesini oluşturur.Değerler:
Bir gruba ya da topluma üye olanların uymak durumunda oldukları genelleşmiş
ahlaki inançlardır. Neyin iyi, güzel ve doğru; neyin kötü, çirkin ve yanlış
olduğunu gösteren kriterlerdir.
Sosyal Değer Çeşitleri:
1. Pratik Değer: bir toplumun üyelerini birarada tutmaya yönelik
inançlardır.Bu değerler kişiler arasında birlik ve dayanışmayı bozacak
eğilim ve davranışları kötülerken, toplumun ihtiyaçlarını giderecek
davranışları özendirir.
2. İdeal Değer: İnsanın ideside neler yapması gerektiğine ilişkin davranış
modelleri önerir. Çoğuna uymak
günlük
yaşamda mümkün olmasa da önemleri büyüktür.Çünkü, insanları bencillikten
kurtarır, toplum sorunlarıyla ilgilenmeye, yüksek ahlaki değerler edinmeye
özendirir.3. Egemen Değer: Özgürlük, bağımsızlık, yoksulları korumak,
namuslu olmak gibi tüm toplumca benimsenmiş ve korunan, uzun zamandan beri
varlığını sürdüren değerlere denir.
Özellikleri:
- Toplum fertlerinin ortak duygu ve düşüncelerini yansıtırlar.
- Toplumun birliğini güçlendirirler.
- Toplumsal kurallara temel oluştururlar.
- Zorlayıcıdırlar.
- Toplumda kuşaktan kuşağa aktarılırlar.
- Ahlaki, dini inanç ve ilkelere dayanırlar.
- Toplumdan topluma değişirler.
- Zamanla aynı toplumda değişebilirler.
D -
Sosyal Normlar:
Bir toplumda insanları belli olaylar karşısında nasıl davranmaları
gerektiğini belirleyen öyle davranmaya zorlayan kurallara sosyal
norm denir.
1. Yazılı(Resmi) Normlar: Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler gibi devletin
yetkili
organlarınca düzenleyip,
uygulamaya konan, gerektiğinde değiştirilen, devletin ve sosyal düzenin
korunmasını ve devamını amaçlayan normlardır. Uymayanlar maddi ve bedeni
cezaya çarptırılır.
hukuk
kuralları gibi
2. Yazısız (Resmi Olmayan) Normlar:
Bireyler arasındaki ilişkilerin düzenlenmesinden doğan töre, adet,
gelenek,görenekler,
din kuralları, görgü kuralları gibi yazılı olmayan normlardır. Yaptırmaları
mesnevidir.
Örf (Töre): Toplum yaşamında yararlı ve gerekli olduğuna ortaklaşa inanılan;
kimi yerde yasa ve
ahlakın
yerine geçebilen, yaptırım gücü (kanun veya
norm
şeklinde) olan kurallara örf veya töre denir.
Adet:
Halk
tarafından alışılmış ve yaygın olarak kullanılan davranış şekilleridir.
Bayramda akraba ve ahbap ziyaretleri yapmak
gelenek:
Bir toplumda, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan
kuşağa geçen
kültür
mirasları, alışkanlıklar bilgiler ve davranışlardır.
görenek:
Bir şeyi görülebildiği gibi yapma alışkanlığıdır. Uyulması için yaptırımı
bulunmayan, ya da çok az olan davranış öğeleridir.
Din Kuralları: İnsanların Tanrıyla veya diğer insanlarla ilişkilerini
düzenler.Sevap ve
günah gibi
yaptırım çeşitleri vardır.
Ahlâk Kuralları: İnsanların kendi nefislerine karşı vazifelerini ve diğer
insanlarla ilişkilerinde nasıl davranmaları gerektiğini belirten kurallardır.
Görgü Kuralları: Örf ve adetlerin basit biçimidir. Bir kimsenin belli bir
olayda nasıl davranması gerektiğini gösterir. Bir toplantıda konuşurken, bir
davette yemek yerken bir törene katılırken nasıl davranırız?
hukuk
Kuralları: Kişiler arası ve kişi ile toplum arası ilişkileri
düzenleyen,maddi yaptırım olan bu nedenle uyulması zorunlu kurallardır.
Sosyal Normların
Özellikleri
- Sosyal değerlerin
somut
şeklidir.
- Toplumun düzen ve devamlılığını sağlar.
- Toplumsal kontrolü sağlarlar.
- Toplumsal süreç içinde veya merkezi otoritece oluşturulabilir.
- Bireylerin davranışlarını sınırlayan emir, yasaklardır.
- Toplumdan topluma veya zamanla değişir.
- Uymayanlar toplumca cezalandırılır, zorlayıcıdır.
- Çoğunluğun sosyal normlara uyması sosyal bütünleşmeye, uymaması ise sosyal
çözülmeye
neden olur.
E - SOSYAL KONTROL
Bireylerin veya sosyal grupların sosyal üzeninin gereklerine uygun biçimde
davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümünü ifade eder.Sosyal kontrol,
grup ve toplumun, kişinin davranışlarını sınırlandırması ve bu sınırlandırma
yoluyla sosyal değerleri benimsemesinin sağlanması demektir.
Özellikleri
- Kaynağı sosyal yaşamdır ve her toplumda görülür.
- Toplumun düzeni ve devamını sağlar.
- Her türlü sosyal ilişkiyi kapsar.
- Bireylerin toplumsallaşmasını sağlar.
-
birey
örnek davranış kalıplarını öğrenir ve taklik yoluyla kazanılır.
- Toplumdan topluma veya
aynı toplumda da değişir.
- Toplumsal
norm ve
değerleri araç olarak kullanır.
III.
Sosyal Olay
VE
olgu:
Sosyal Olay:Toplum
içinde meydana gelen, başlama ve bitiş noktaları belli olan ve birden fazla
kişiyi ilgilendiren bir oluşumu, değişimi ifade eder.
Sosyal
olgu:
Genellikle başlangıç ve bitiş zamanı bilinmeyen nerede başlayıp nerede
bitebileceği kesin olarak tesbit edilemeyen bir sosyal oluşumu ve değişimi
ifade eder. Tek tek meydana gelen sos olayların genel bir ifade tarzından
IV. SOSYALLEŞME: Bireyin toplumsal etkileşim sonucu o toplumun
kültür,
davranış,
düşünme
biçimlerini kazanması süresine denir.
V. ANOMİ: Düzensizlik ve kuralsızlık ifade eder.
VI. SOSYAL DAYANIŞMA: Grup içindeki bireylerin diğer bireylerle uyumlu
ilişkilere girmesi ile ortaya çıkan duruma denir.
Durkheim'e
göre dayanışma çeşitleri
a) Mekanik Dayanışma: Toplumda benzer, ortak duygu ve düşüncelere sahip
insanlar arasındaki dayanışmadır. İlişkiler dostça ve samimidir.
SOSYAL GRUPLAR:
A.
tanımı:
Belli amaçlar ve bunları gerçekleştirme çabası
çerçevesinde toplanmış, belli kurallara göre. belirli süre karşılıklı sosyal
ilişkide bulunan,en az iki kişiden oluşan, göreli bir sürekliliği olan
bireyler topluluğuna
Sosyal Grup
denir.
B. Özellikleri ve Fonksiyonları
1 - Grup üyelerin ortak bir amaca sahip olması
2 - İki veya daha fazla kişiden oluşması
3 - Üyelerin karşılıklı sosyal ilişkide oluşması
4 - Göreli bir sürekliliğin bulunması
5 - Grup üyeleri arasında işbirliği ve iş bölümü
vardır.
6 - Grubun bireylerin beklentilerine cevap vermesi
7 - Grub bireyleri arasında biz bilincinin olması
8 - Grup üyeleri arasında rol ve statü dağılımı vardır.
9 - Grup üyerine baskı yapar ve yol gösterir.
10 - Yapı ve fonksiyon bakımından zamanla değişir.
11 - Bireyi sosyalleştirir, tutumları değiştirir, pekiştirir.
12 - Grup
birey için
bir güvencedir.
13 - Grup, işlevini yerine getirdiği sürece vardır.
14 -
kültür
grup aracılığıyla nesilden nesile aktarılır.
C.
Sosyal Grup
ÇEŞİTLERİ
1 - Grup Üyelerinin Sayısına Göre
a) Büyük Grup: Üye sayısı çok olan, ilişki ve etkileşimleri daha sınırlı ve
resmi olan gruplardır. İkincil ilişkiler hakimdir. Şehir gibi gruplardır.
b) Küçük Grup: Üye sayısı sınırlırdır ve ilişkiler yüzyüze (birincil)dir.
Köy,aile
2 - Grubun Süresine Göre:
a) Geçici Gruplar: Belli bir iş yapmak veya belli bir amacı gerçekleştirmek
üzere bir araya gelen kişilerden oluşur. Bunun için kısa ömürlü ve
geçicidirler. Mevsimlik işçi, izciler grubu.
b) Sürekli Gruplar:
Genellikle grup üyelerinin ömürlerinden daha uzundur.
millet,aile,
köy, şehir, gruplar
3 - Bireyin Gruba Katılışına Göre:
a) Resmi Gruplar: Yetkili organlarca oluşturulmuş ve önceden belirlenmiş
yasa,
tüzük,
yönetmelik
gibi
hukuk
kurallarına göre düzenlenmiş gruplardır.
Milli eğitim de çalışan grup.
b) Resmi Olmayan Gruplar: Kanun ve yönetmelikler yerine grup üyeleri
tarafından geliştirilen kurallara göre var olan gruptur. Genellikle küçük
gruplardır. Aile, arkadaş grupları, imece (bir örgütte kendiliğinden doğmuş
yardımlaşma şekli), klik-hizip
(bir örgüt düşünce ve davranış bakımından ayrılık gösteren küçük gruplaşma)
gibi...
4- Bireyin Gruba Katılışına Göre
a) Bireyin Kendi İradesiyle Katıldığı Grup:
Gruba girip çıkmanın serbest olduğu gruplardır. Arkadaşlık, klup, demek
grupları
b) Bireyin İrade Dışı Katıldığı Grup:
Bireyin doğal yolla katıldığı gruptur aile
millet,
kastlara bireyler doğal yolla katılırlar.
türk veya
Fransız olmak kişinin ömrü boyu devam eder.
5 -
Sosyal İlişki
Tiplerine Göre:
a) Birincil Gruplar: Üyeleri arasında birincil (yüzyüze, samimi) ilişkilerin
olduğu gruptur. Aile, arkadaşlık, komşuluk, komşuluk
b) İkincil Gruplar: Üyeler arasında ikincil ilişki bulunan, bulunan, bu
ilişkilerin yasa, yönetmeliklerle belirlendiği gruplardır. Üyeler arsındaki
ilişkilerde çıkar duygusu egemendir. Dernekler, sendikalar, siyasi gruplar
gibi...
6. Ferdinan Tönniesin Grup Sınıflaması
a.
cemaat:
Zaman içerisinde yavaş yavaş meydana gelen, bireyleri arasında duygu ve
düşünce birliği olan
insan
topluluğudur. Irk,
etnik
köken ve
kültür
bakımından farklılaşmış kişilerden meydana gelirler.
cemaat
üyeleri arasında sıcak, samimi,yürekten, duygusal ilişkiler vardır. Aile,
akrabalık, klan gibi kana bağlı; komşuluğa dayanan köy gibi yere bağlı,
düşünce ve duygu benzerliğine dayalı topluluklar cemaate örnek verilebilir.
b.
Cemiyet :
Irk,
etnik
köken, sosyo ekonomik statü ve kültürce farklılaşmış topluluklardır.
Cemiyetler kişisel olmayan, soğuk,
rasyonel
ve özgür ilişkiler üzerine kuruludur.
sanayi ve
ticaret işletmeleri, baskı grupları, şehirler gibi örnekler....
cemaat-Cemiyet
Özellikleri
cemaat (topluluk)
Cemiyet
(Toplum)
- Ortak irade
- Üyelerin kişiliği yok
- Toplum çıkarları
- İnan
- Din
- Töre, adet
- Doğal dayanışma
- Ortak mülkiyet
-Bireysel irade
Var
birey
çıkarları
İdeoloji
Kamuoyu
Moda, geçici arzular
Sözleşmeli dayanışma
Bireysel mülkiyet
7.
Durkheimin
Toplum Sınıflaması:
a. Mekanik Dayanışmalı Toplum:
- Bireysel
bilinçler
birbirine benzer, bireyin kişiliği yoktur. Toplum önemlidir.
- Bağlılık benzerlikte doğan
sempati
bağlılığıdır.
- Dayanışma tam bir benzeşme ve uyum içinde ortaya çıkar. Dayanışma,
insanların birbirine benzediği oranda artar. Dayanışma inorganik varlıkların
molekülleri arasındaki dayanışmaya benzetildiğinden mekanik dayanışma denir.
-
nüfuz az
işbölümü
yok,
homojen
geleneksel
b.
organik
Dayanışmalı Toplum:
- Toplumsal işbölümü
gelişmiş ve bireylerarası, farklılaşma artmıştır. ? bireysel farkları
doğurur.
- Dayanışmma işbölümüne
dayanan, başkalarının bizi tamamladığı dayanışmadır. Bu dayanışmada bireysel
bireysel farklılıklarını kazanırlar. Gelişmiş hayvanların organları
arasındaki dayanışmayı hatırlattığı için
organik
daynışma denir.
-
nüfuz
artmış,
Bireycilik,
ihtisaslaşma artmış, din evrenselleşmiş, evrensel değerler gelişmiş
yerel
bağlar zayıflamıştır.
IV. Grup Dışındaki Topluluklar:
A. Kalabalık (Yığın) : Aralarında fiziki yakınlık bulunmalarına
rağmen,karşılıklı ilişkiler, birleştirici, bütünleştirici bağlan bulunmayan
veya yüzeysel ilişki ve geçici bir süre için birbirine bağlanan
insan
birimleridir.
Rastlantı sonucu oluşurlar. Durakta otobüs bekleyenler, yangını seyredenler.
- Kalabalıklar (sıradan kalabalık.
- İzleyiciler (dinleyici, seyirciler)
- Gösteri Toplu
- Etkin kalabalıklar
B. Sosyal Kategori : Ortak niteliklere sahip olan, fakat aralarında hiçbir
ilişki olmayan kişilerin oluşturduğu bir bütündür. Örneğin, öğrenciler,
taksi şoförleri, memurlar, yaşlılar.
Kategori Şekilleri :
1.
kitle :
Ortak sosyal niteliklere sahip olan insanların oluşturduğu, (fiziksel
yakınlıkları bulunmayan) kategoridir.
Aynı gazeteyi okuyanlar, aynı futbol takımını tutanlar.
2. Sosyal Sınıf : Aynı hayat tarzına sahip, gelir, eğitim-öğretim,
kültür ve
meslek gibi çeşitli özellikler bakımından birbirine benzeyen insanların
oluşturdukları kategoridir. Örneğin, işçi, işveren, köylü.
3.
azınlık :
Bir topluma egemen olanların yararlandığı haklardan (belirgin farkları
nedeniyle) yararlanamayan insanların oluşturduğu bir kategoridir. Batıdaki
Türkler
|