Bir Hic olmak
Bir cok duyarli insanimizin bir araya gelip, kurmus olduklari bir cermik wakfimiz var artik, insanlarimizin bos zamanlarinda gelip ziyaret edecegi yada site üzeri takip edecegi bir sosyal dayanisma kurumumuz.
Dolayisiyla wakif failetlerini gücü itibariyle kendi ekseninde yürütecegi salismalari belirleyecek,
Dikat ederseniz wakfin sitesinde uygun görülen linkler konulmus, tabi burada beklenen biz duyarli insanlarimizin bu site özeri toplumumuzun sorunlarini beli bir ölcüde dile getirmek olacak, dolayisiyla cermik wakfi Sosyal Kültür ve dayanisma kurumunu, sivil toplum örgütlenmesinin bir ayagini temsil etmektedir. Yani militaris yani olmayan, insan olmanin gerektigi hak ve talepleri dile getirme bicimi diyebiliriz. Özelikle Demokratik toplumlardaki ölkelerde bizim kurdugumuz tarziyla kurumlarin fazla bir funktionu olmadigini biliyoruz. Yani düsünebilirmisiniz Almanyada özürlü insanlar icin vatandas kalkmis tekerlekli sandalya kampanyasi icin halktan yardim topluyor. Bu tür devletlerde yardima muhtac yada özürlü vatandaslarin gerekli ihtiyaclari tamamen devlet gövencesi altindadir, dogrusuda budur. Gel görki bizim memleketimizde birakalim özürlü insani güvenceye almak, hergün onlarca saglam insani sakat birakan bir anlayis bir sistem icerisinde yasamak zorundayiz.
Simdi size sormak istiyorum, bu ve buna benzer onlarca hata yüzlerce kampanya baslatsak ve basarilida gecse, bu sorunlar biteceklermi?Insanlarimizin yüzde 80´ni zaten aclik sinirin altinda, hangi gücle bu insanlara yardim yetistireceksin, Sanirim bu ve buna benzer kurumlarin yapacaklari yardinlarin yaninda asil bu duruma sebebiyet veren somut problemleri dile getirmeleri gerekiyor, tabi ki yardinlasma olmali, tabiki dayanisma kültürü gelismeli, her Vijdan sahibi kisinin yapabilecegi en azami yünelimlerdir bunlar, olmalidirda ama asil sorunlarimizin merkezindeki hastaliklarla urasmamiz gerektigini düsünüyorum, özelikle Cermikli vatandaslarimiza bir soru yöneltmek istiyorum, sanirim böyle bir soru cokca duymusuzdur. Sen kimsin, yada sen nesin,diye bir soru soruluyor, ilk vereceginiz cevaplari bir anlik bile olsa düsününüz, cevaplar diyorum cünkü bu sorunun bizde net bir tek cevabi yoktur, kesin bir cogumuzda ilk agzimiza alacagimiz cevaplardan ilki, insaniz, müslümaniz vs. birey olarak tam da bu beni en cok rahatsiz eden bir cevab olacaktir, kendi insanligimda o an süphelenmeye basliyorum, dedigim gibi biraz düsününüz ne cavaplar verebilirdiniz, inaniyorumki bir cogumuzda bendede oldugu gibi karma karisik bir sürü cevap makanizmasi kafamizda calismaya baslayacak, ama her akliniza gelecek cevabin yeni bir sorunun dogmasina neden olacak, soru ve cevap, karmakarisik bir ruh hali ortaya cikiyor, hic bir zaman bu soruyu sakin bir kafayla cevabini aramadik, cünkü bu soruya verecegimiz cevabin gerekligini hic bir zaman yerine getirmedik, hep baskasi olmak, baskalarina hizmet etmek, baskasini begenmek özenmeyi kendimize yasam secmisiz, oysaki diyer toplumlarda, büyle bir soruya hic teredüt etmeden , celiskiye girmeden cevap verecektirler, kaldiki insanim dese bile o kisinin insan olduguna dair bir celiski yoktur. Yani özgür bir yurtas, insan olmaktan kaynaklanan bütün haklara sahiptir. Tabi bu soruya cevab verirken icine düstügünüz celiskinin temeli ölkemizde yasadigimiz gerici sistemden kaynakli oldugu bir gercek, Ya Sev Ya Terk et gib irkci deyimlerini her arenada dile getiren bu irkci anlayis, yalanlar özeri kurulmus bir sistem, insanlik onurunu ayaklar altina alan ve gününü kurtarmayi bir yasam bicimi yapmis bir yönetim, her türlü zorbaligi bu halka reva gören, bir halkin bütün ürf ve adetlerine, kültürüne Düsman kilan, , Kelimenin tam anlamiyla, kültürel bir soykirimla yüz yüze birakmis böylesi bir sistemde yasamis insanlarin insanliklarinda celiskiye girmemeleri sanirim cok zor
Biliyorusunuz son zamanlarda Ergenekondu diye onlarca devlet mafiyasindan bir olan bir cete ortaya cikti, yogun bir sekilde oldukca tartisilip mahkemeler aciliyor, 1992 yilarindan sonra Kürdistan cografyasinda binlerce insanimizin, aydinin, celatligini bunlar yapmistir. 4 bin köyümüzü yerle bir eden , millionlarca insanimizi sürgün ve perisan eden, kisacasi kürtlere yasami haram eden bu zihniyetin ta kendisiydi. Tabi o zamanlar kürtlerin yalvarislarina kinseler kulak vermedi, ne Europasi nede ABD`si kullaklarini kapatilar, kürtlerin cigliklari sadece kendilerine kaldi, Türk devleti acisindan zaten ölü kürt iyi kürt olarak, katliamlarini sürdürdüler, bu günlerde ise iste o zamanlarin katilleri TV` lere cikip Albayin biri diyor sanirim binden fazlasini ben öldürdüm diyor ve dünya hallen izliyor, ilginc olan hallen ölkemizde insanlar habishanelerde, iskencelerde, sokakta dagda öldürülüyor ve dünya izlemeye devam ediyor. Eger baska bir ölkede bu ve buna banzer aciklamalar olursa rejim istifa etmek zorunda kalir, insanlar ayaklanir ama malesef bu ölenler kürtse sorun yok demektir. 99 dan 2002 ye kadar yani Ecevit rejimi süresinde savas dozunu nerdeyse bittirmek özereydiken, Sahte dindarlar partisi AKP`eyle beraber Kürdistanda savas gecmisin on katini asarak yöreyi yeniden acilara bogmustur. Aslinda burada kendimizi elestirmek gerekiyor.
Biz ne zaman akilanacagiz, ne zaman artik baskasi olmaktan kendimizi kurtaracagiz, bu halk özerinde denenmemis kötülük, methota hic bir ayricalik gözetmek sizin, her türlü zorbalikla karsi karsiya kalmaktayiz. Artik birilerinin kuyrugu olmaktan ne zaman vaz gececegiz, etrafimiza söyle bir baktigimizda her cinsin bir ismi vardir, yasadigi yer vardir, kendisini özgür ifade edebilecegi bir düsüncesi vardir, bu devlet sana en basit yani insani insan yapan en dogal haklarinizdan neyi vermistir, seni ancak ve ancak köle olarak bir hic olmaktan baska ne görmüstür. Bir hic olarak yasamak sanirim dünyanin en ihrenc duygusu olsa gerek, her yaratik kendisine ait olanin savunmasini yapar, karsisinda arslan bile olsa, onu oraya yaklastirmamak icin savasir, ama malesef bizim hemserilerimizde böyle bir uyanisi görmüyorum, devletin masaji cok netir. Bunu anlamamak imkansiz, sen bir hic olarak bana hizmet etigin müdetce yasarsin, aksi halde sonun beli diyor, iste buna cevapta o binlerce katledilen faili mechul dedigimiz onurlu insanlar sein benim icin, cocuklarimiz icin ve daha dogacak cocuklarimiza o soru yöneldiginde kafalarini karistirip nasil bir cevap verecegini öyle uzun düsünmeden, komplekse girmeden cevab verebilmeleri icin bu topluma kendilerini siper etmislerdir. Canlari pahasina özgür bir gelecek icin bu toplumda hiclesmemek icin, fahli mechul olduklarini bilmenizi istiyorum. Sen bu yaziyi okudugunda sende bu toplum icin bir seylerin degismesini arzuladiginin kaniti olacaktir. Seni kabul etmeyen seni hor gören seni begenmeyenin pesinden gitmen icin hic bir neden kalmamistir, sana saygi duyana sen saygi duyarsin, bu noktada özelikle cermikli hemserilerimiz artik icinde kaldiklari dürt duvarin disina cikmalari gerekiyor, bütün toplumlar yardimlasarak, dayanisarak, örgütlenerek, kendi özgürlüklerini elde etmislerdir, bu zaman kadar kürtler özgürlügüne hic bu kadar yaklasmamistir, türkiye ve dünyanin neredeyse her yerinde serhildanlarla kendi Demokratik özgürlükcü talaplerini bütün dünyaya hakli olarak haykiriyor, biz bu toplumun bir parcasiyiz ister begenelim ister begenmeyelim, ama özgürlügün yolu ayni yoldur, mücadele etmektir, izlemekle hic kimse özgürlesmiyor, aksi taktirde yapacagimiz kampanyalarla anlik ihtiyaclarin karsilamaktan öteye bir güc olamayacagimizi görmemiz gerekiyor, artik insan olmaktan kaynaklanan toplunsal ihtiyaclarimizi isteme ve alma zamanidir, kimsenin hic bir seyinde gözümüz olamadigida bilinmelidir, bizim olani alalim ve birileri olalim, saygilar
Yazan: Cuma Adigüzel