Secimler Devlet AKP, Kürtler ve DTP
Sanirim bu günlerin en önemli konularindan bir taneside önümüzde 29 mart belediye secimleri olacak,
Peki bu secimler neden bu kadar önemli, daha önceki secimlerde olmadigi kadar propagandalar yapiliyor, bir gün yoki bir miting düzenlenmesin,
Kürtler acisindan bu secimler neyi ifade ediyor,
Peki ya AKP arti devlet neden butün olanaklari seferber etmis, secim propagandasi bu kadar yüksek dozda yürütülüyor.
Öyle anlasiliyorki, ölkemizde ve ayni zamanda bölgemiz olan Cermik ve Siverek te de kiyasiya bir secim propagandasi yürütülüyor,
Eger bu konuyu kisaca degerlendirirsek, 29 Mart secimleri belkide Türkiye tarihinde Kürtler acisindan bir ilk olma niteligini tasiyacak, bu secimlerin önemli acilimlarida beraberinde getirecektir. Demokrasi acisindan, insan haklari ve özgürlükler acisindan, cagdas bir ölke olma özeligi acisindan ve en önemliside halkin taleplerine cevap olacak bir yönetim anlayisinin gelmesi mümkün gürünüyor,
85 yilik Türkiye Cumhuriyeti tarihi icerisinde, söyle bir güneydoguya baktigimizda getirisiyle götürüsü arasinda Daglar kadar fark görülecektir. Ayni zamanda Cumhuriyetin cikisindaki sürecte gürülüyorki bu güne kiyasla daha yenilikci oldugu görülecektir. Özelikle son 50- 60 yil icerisindeki gecmis zaman biriminde alabildigine bir kaliplasma, irkcilik ve sovenizmin yükseldigi cagdas ülkelere yakismayan bir gerileme oldugu görülecektir.
Özelikle Kürt sorununda tamamen bir tikanikligi yasayan, inkar eden, her türlü baskiyla sindirmeye calisildigi biliniyor..
Kürtlerin yüzyillardan beri bir birlik olamayislari, kendi aralarindaki asiretsel cikarlar, farkli lehcelerdeki dileri, farkli dinleri ve bununla beraber birde dis ülkelerin oyunlari eklenince, yüzyilarin tarihbatlari arasinda bir türlü cikamadilar, zaten isgalcilarin, emperyalistlerin kendilerince bu sorunu bitirdiklerini sürekli süylemislerdir. Son 30 yilik kürt özgürlük mücadelesi güsterdiki, aslinda Kürtler özgürlük sevdasiyla yanip tutusuyorlar, bundan 30 yil ünce kim diyebilirdiki kürtler bu düzeye ulasabilirlerdi, bundan 30 yil önce bir avuc kadar kisinin saglam iradesiyle cesaretiyle ve müthis zekalariyla tüm Dünyaya kürtlerin ölmedigini gösterdiler. Tabi bu 30yilik sürec icerisinde onbinlerce bu halkin evlatlari, bugün bu halkin öncü kadrolari olabilecek sahislar, sehit olmuslardir. O yürekli insanlarin emekleri üzerine biz bugun siyaset yaptigimizi unutmamaliyiz.
Biz kürtler icin neden DTP nin bu secimleri kazanmasi önemli, birazda bunu islersek, daha önceki saydigimiz bütün özlemlerimizin ortak noktasi tartismasiz DTP oldugu bir gercek, birakalim siyasi acindan, sosyal ve kültürel acidan bile olaylara bakarsak, bu sadece Kürdistan cografyasi acisindan deyil, Türkiyenin genel sefafligi acisindan, yeniden bir yapilanma kacinilmaz olmustur. Biliyoruzki bu güne kadar siyaseti ellerinde tutan kisiler her seyden önce kendi ceplerini doldurduklarini, devletin bir cok arazisini kendi yada akrabalari adina gecirdiginide biliyoruz, yolsuzlugun zaten türkiye de hic bir zaman özeriene cidi anlamda gidilmedigide biliniyor. Özelikle son 8 yilik AKP dünemindeki hukuksuzluklar, vurgunluklar ve halki aclikla terbiye politikalarinin had safhaya ulastiginida sanirim bilmeyen kalmamistir, zaten bilmeyenler icin de bü tür yazilari kaleme dükme ihtiyaci duyuyoruz.
Bu secimlere bu kadar halkin vergilerinden aldiklari paralari nasil secim malzemesi olarak harcadiklari her gün televiziyonlarda takip ediyoruz,, buda yetmiyorsa kaba kuvetle bu halkin iradesini kirmaya calisiyorlar
Gürülen o ki, devletein icerisindeki karanlik odaklar ve yönetimi elerinden bulunduran hükümeti kacirmamak icin elinden geleni ardina koymuyorlar, secimlerden sonra bir kaybetme telasi, ardindan hukuk süresinin baslayacagini, yargi önünde isledikleri bütün suclari adaletkarsisinda verme korkusuda bu sürecin bir diyer ayagi olarak güsterilebilinir.
Devletin buna paraler, hükümeti ellerinde bulunduran zihniyetin bir cok yaklasimindan biriside halkimizin dini duygularini istismar ederek elde etmeye calismasi, özelikle devletin siyasi acidan basaramadigini sahte din anlayisiyla, tahrikatlar, cematlar ve degisik sözde dini unsurlarla bu halki kendi kültürel dini özeliklerinden uzaklastiran, aslinda kendisine yabanci olan sonradan cikarlar geregi islam icerisine yerlestirilen sözde islam adi altindaki masa özerinde hazirlanmis paketlerle nasil dini duygulari istismar etiklerini cok iyi biliyoruz. Örneklersek 90 larda devletein kendi kurdugu kontra hizbulahi 90 ile 94 yilari arasinda binlerce kürt yurtseverini satirlarla nasil kat etiklerini unutmadik. Günümüzde daha cok cematlar adi altinda kurduklari guruplarla ayni oyunlari uygulama bicimi ayri olsada ama temel hedef ayni olan devletin bütün imkanlarini kulanarak, sözde yardim adi altinda nasil Fethulah Gülen cematinin eliyle, dini kulandiklari her gün bir bir ortaya cikiyor.
Bu konuda bilgisi olmayan halkimizin sunu cok iyi bilmesi gerekiyor, kürtler islamiyeti dogrudur cok bedeller vererek kabul etiler, ama ondan sonraki sürecte islamiyetin öncü kadrolari icerisinde en ön safhada yer aldiklari biraz arastirirsaniz göreceksiniz. Islamiyetin cikis yilarindan dünyaca taninan Salladini Eyubi den tutalim, icinde bulundugumuz yüzyilda Seg Saitlere kadar, her zaman kürtler kendi dindar önderlikleriyle bu dine hizmet etmislerdir. Kürdistan cografyasinda oldukca yogun calismalari olan bildigimiz Gülen tarikatininda Saidi Nursi tarikatinin takipcileri olduklarini söylerler tabi cikarlari neticesinde ama östünede söylemeden de edemiyor bir kürt dini liderin elini öpmek kendi türklük gururuna yediremiyor der. Saidi Nursi bir kürt ve Kürt cematiydi, yani sunu daha acik söylersek Türkler gecek anlamda islama tarihi ve öyle cok inandiklari icin fijdanlari geregi sahip cikmamislardir, tamamen cikarlari dogrultusunda, bu ta islamiyeti kabul etikleri yilardan günümüze kadar büyle devam etmistir.
Biz kürtler siyasilesmis islami icimize almamamiz gerekiyor, birileri kalkip islam adi altinda partiler kuruyorlar, islam adina insanlari kat ediyorlar, kürtler yilarca bu gerici anlayisin kaliplari altinda yeteri kadar aci cekmislerdir ama kültürel islamada saygi duymak gerekiyor, her kes özgürcede dini duygularini yasamali, bu kisinin vifdaniyla alakali olan bir duygu. Fakat bunu cikarlari geregi sunu yapacaksin bu dogrudur dayatmasi da kesinlikle olmamalidir. Biz kürtlerin tanidigi islam anlayisi bize yeterlidir. Öyle disaridan paketler halinda alin size yeni islam kurallari getirdik gibi yaklasimlara karsida dur diyebilmeliyiz, islamiyet hic kimsenin mali olmadigi gibi hic kimseyede dayatilmamalidir..
Türkiye tarihinde ilkez yerelden, halkin belediyeciligini esas alan, bireyi güclendiren, cok dililigi, kültürlere saygi dogayi koruyan, bir belediye calisma imkanina kavusmasi bu secimlerde mevcut, bunu gecmis DTP nin elinde olan belediyelerde kisitli imkanlarla olsada göstermislerdir. Bura halkimizin sorumluluklarinin farkinda olarak, gercekte demokrasi istiryorlarsa, özgürlüklerini siyasi platformlarda saglamak istiryorlarsa, savasa karsi durmak, cocuklarinin ölüm haberlerini duymak istemiyorlarsa, sefaf ve boluk icinde kardesce, yasamak istiyorlarsa bu tarihi süreci mutlaka iyi degerlendirmeleri seferber olmalari gerekiyor, taraf olmalari gerekiyor, cünkü yilarca bülgemizde, secimlerin hic bir zaman özgür ortamlarda gecmedigini biliyoruz, askerlerin namlilari altinda halkimizin oy kulandigini defalarca tanik olmusuzdur. Tabi hal büyle olunca sistem partilari dogal olarak yönetimi elerinde tutmaya devam etmislerdir.
Neticede iste kürtler kürt iradesini istemiyor, kürtler devleti istiyor, hem bunu türkiyede hemde uluslararasi platformlarda devlet sürekli kulanmistir, son 8 yilik genel secimlerde de görüldüki, AKP icinde ki sözde kürt parlementerler ne kadar kürt iradesini temsil etiklerinide güsterdiler, bir gün olsun o parlemento kürsüsüne cikip kürt sözcügünü tenefüs etmediler, hata kürt diline ihtiyac olmadigini kürtler Ruscayi, Cinceyi ögrensinler diye kendi kisiliklerini ortaya koydular, sanirim bunlar özeri fazla bir söze gerekte duymuyorum, yaptiklari hizmetler ortada. Buna siz halkimiz demokratlar ve aydin insanlar bu secimde karar vereceksiniz.
Birazda Cermigi ele aldigimizdada aslinda Kürdistan cografyasinin genelinde yapmis olduklari hizmetlere baktigimizda Cermigede verdikleri yada cermikten caldiklari hemen hemen aynisi, Cermik cografik yapisiyla aslinda zengin bir ilcemiz, özelikle cermik kaplicalarinin ünü bölge genelinde herkesce taniniyor, dogal sicak su kaynaklarinin bulundugu cok az yerlerden bir tanesi, türizim acisindanda oldukca elverisli, yilik hamamlara ziyaretci sayisinin on binleri buldugu söylenir, ama gel görki hamanlarin aslinda bu kapasitenin cok östesinden ziyaretci getirebilinecegi billiniyor, hamamlarin gürüntü itibariyle sahsen benim acimdan eski ahirlari animsatan bir gürüntü sergilediklerini söyleyebilirm, Cermik tarihi acidanda bir cok ulusu icinde barindirdigi, bir cok tarihi kalintilar tahrip edilmis olsalarda bile hallen mevcut oldugu kesin, ama gel görki zihniyet sorunundan kaynakli her seyi tahrip etmekten dolayi malesef bir cok yerde oldugu gibi Cermiktede tarihi kalintilar zaman gectikce bakimsizliktan kaybolmakla yüz yüze, biliyorsunuz önlü ipek yolunun Cermikten gectigini söylerler, buda gecmis süre icerisinde ticari acidan ne kadar önemli bir merkez oldugunu gösterir. Osmanli sancagin oldugu ( Sancak, kelime icerigi osmanli zamaninda yetkisi büyük olan, hata devlet egitmenleinin de icin de yetistirdikleri bir tür idari sistem) beylerin oturdugu bir sehir ayni zamanda, burda deginmek istedigim Cermik konum itibariyle önemli bir merkez oldugu gercek,
Gel görki ister feodal yapisi geregi, büyük ailerin cikarlari,agalik, asiretsel anlamda da kulanabiliriz, bir diyer yönde cermik toplumunun aslinda agaliga ve asiretlere iyi bakmadiklarida bilinir, bunun yaninda devletin geri politikasi eklenince, tam bir Tekxasi animsatan bir görüntü ortaya cikiyor, hem görünümde hemde yasam bicimi olarak, nerdeyse her evde tabanca yada kalesnikof koltugun altinda gezerler, kann davalarinin yogun oldugu bir yapisi var.
Tüm bunlarla bagli, belediyecliligi ele aldigimizda, halka hizmet anlaminda ne verebilecekleri konusunda her kes kendince bir düsünce öretebilir, uygulamalar beli, örnegin bu kadar önemli bir ilcenin yolari kis aylarinda camurdan gecilmez, Cermigin dürt bir tarafi sularla kapliyken, ama Cermikli susuz, Cermigin bir zamanlar ceneti animsatan bahceleri vardi, her türlü meyve agaclarini barindiran hata bazi agaclarin 200 ile 300 yil yasadigini süylerler, herpsi suan tahrip edilmis durumda, Cermigin köy yolari zaten hallen toprak yolar, elektrigi istisnalar disinda 24 kesintisiz gelmez, telefon sorunlari zanten mevcut, örnegin saglik ocaklari gibi eksikliklerle dolu, acil bir durumda, ancak traktürlerle yada eseklerle hastalari belirli bir yere getirme durumlari söz konusu.
mademki bu kadar olumsuz yönlerle dolu bir yönetim is basindaysa, bunu sormamiz gerekmiyormu, ne yapmisiniz bu güne kadar, bu gecmis belediyeler ne vermis bu halka, yani bu saydigimiz hizmetler bir devletin yapmasi gereken hizmetler deyilmi! birakalim belediyeyi, bir devlet olma geregi bunlarin yapilmasi gerekmiyormu! sadece Bursaya ayrilan bütce kürdistan bir cok sehrine ayrilan bütceden daha fazla oldugu söylenir.
Bu kadar haksizligin oldugu hukuksuzlugun oldugu bir rejimde hak ve hukuk beklemek sanirim fazla gercekci olmayacaktir. Bu durumda Cumhuriyeti tekrardan gözden gecirmek lazim deyilmi! Cumhuriyetin icerik anlami, hüriyetlerin bir arada yasadigi sistem demek, her kesimin kendisini icinde ifade edebilecegi esitce paylasim demek, Türkiye devleti, zaten dogmatik bir yapisiyla, her seyi bir yerden almis koymus milletin basina, al sana demis cumhuriyet al sana demokrasi, al sana özgürlükler, ama benim istedigim cumhuriyet, ama benim anladigim demotrasi diyor, ama benim sana bictigim özgürlük diyor, olacaksa veya verilecekse bir seyler ben ancak verebilirim, oysaki cumhuriyet modeli Fransadan alinmistir, on yilarin savaslarindan sonra insanin ulastigi bir noktadir. Yani hamuru yogrula yogrula ortaya cikmis bir yünetim bicimidir, sitemdir. Demek türkiyede balonun disi her ne kadar bu gibi yüklemlerle örülmüs olsa bile, asil icerde yani merkezde tamamen diktatürlügü sergiledigi bir gercek. Bizim yasalar geregi, ayaklanmamiz gerekiyor, cünkü yasalarda derki, bu daha önce saydiklarimizin bu ölkenin temel ayaklari, bunlara dokunulmaz, e ozaman karisan beli suclu beli.
Konulari ac alabildigine, hakikaten bu devleti elestirmek icin her tür malzeme mevcut.
Özelikle bölgemizde devlet partileri icerisinde calisan kürtler sunu bilmelidirler, halkina bu kadar kötülük yapanlara hizmet etmenin hangi fijdana sigdiracaklar, türkiye tarihinde cok acik göstermistirki, devlet önce kulanir sonra tekmeler ama o gün geldiginde bir tekmede bu halkin vurmayacagini kim söyleyebilir, bu kadar cocuklarini kaybeden bu kadar acilar ve sefalet icinde yasayan halk belki dusmani af eder ve unutur ama kendi halkindan yedigi darbeyi bunu pisikolojik acidan diyorum, kolay kolay unutamaz, onun icin diyoruzki, onurlu bir durus icin, kendi gelecegimiz dogmus ve daha dogacak cocuklarimiz icin, gelin tarihten ders cikartarak, belki babalarimizin bu düzeyde gücleri bilgileri yoktu, ama bu gün kürtlerin ulastigi güclü irade, tartismasiz tüm kürt tarihinde olmadigi kadar güclüdür. Siyaset acisindan, 70 li 80 li yilara kadar, filistin halkinin siyaset ile ilgilenen bir topluluk olduklari söylenirdi, 85 ile 90`li yilardan itibaren bu rolü genel dünya halklari acisindan kürtler bugün siyaset icerisinde oldugu söylenir. Bunun gercege ne kadar yakin oldugu biraz aile icerisindeki sohbetlerde görmek sanirim tesbit etmek zor olamasa gerek. Mademki tarihteki hatalarimizin farkindayiz, o zaman gelin birlikte hem türkiyeye bir ilki yasatalim, olacaksa bir beraberlik onun en güzel örnegini bu yerel secimlerde sandik basinda yeni bir adimi hep beraber atalim, yoksa sen birey mutlu yasamisin, varlik icindesin, bu mutlulugun hic bir zaman kapisi olmamistir, komsun aclik icinde oldugunda, hergün dayak yesin, sürekli ütekilestirirsin, sen pencerenden bakip agzina lokmayi alabilecekmisin, büyük insanlar, isim düzeyinde deyil, kisinin icindeki vijdanlarinda sakli olan insanlik yönüdür, paylasan, elini uzatan kisidir. Biz kürtlerin ancak ve ancak birbirimizi kabullenmeyle saygi ve sevgiyle ancak özledigimiz özgürlüklere ulasabiliriz özgürlük bilinciyle herkesi bu noktada DTP ye destek vermeye cagiriyorum, saygilar.
Cuma Adigüzel
www.cuma-adiguzel.de