Tarihi Eserler, Bilimsel Çalışmalar ve Çıkarlar

 Die Grafik "http://www.gelibolumuz.com/haberresim/tarihieser.jpg" kann nicht angezeigt werden, weil sie Fehler enthält.

Bütün oluşumlar ihtiyaç ve tepki sonucu ortaya çıkar. Tarihi eserlere tepkiler azalıp, onlara ihtiyaç oluştukça koruma altına alınırlar.

 

Gerçekler neden bunca uzakta?

Neden saklanmakta karanlık derinliklerde?

 

Avrupa’da tarihi eserlere sahip çıkma 17. Yüzyılda yaygınlaşır. Kuşkusuz, daha önceden tarihi eserlere sahip çıkan bilgeler vardı. Evrim Yasası gereği, her oluşum hücre hücre gelişir ve ortaya çıkar.

Görecelilik Yasası gereği, doğanın belleği yoktur. Doğada dış etkilerle orantılı neden-sonuç ilişkisi içinde sürekli değişim vardır. Her sonuç, kendini ortaya çıkaran nedenleri yok eder. Sadece insanlar, belleklerindeki bilgi birikimi, sahip oldukları araç-gereç ve beceri ile orantılı bazı oluşumları kaydederler ve koruma altına alırlar.

Tarihi eserler insanlığın ortak belleğidir.

Bilimsel açıdan tarihi eserler.

1-Tarihi eserler emek ve sermaye harcanarak yaratılmıştır. Her yapıda binlerce, on binlerce insanın emeği saklıdır. Evrensel ölçülerle incelendiklerinde, yapanların bilgi, beceri, araç-gereçleri, kültürleri, yaşantıları hakkında bilgi sahibi olunur.

2-Tarihi eserler geçmişe ışık tutar. İnsanların bütün yanılmaları neden-sonuç ilişkilerini karıştırmalarından ileri gelir. Geçmişi evrensel ölçülerle bilmeyenler neden-sonuç ilişkilerini karıştırırlar ve acı çekerler.

Geçmişini bilmeyen toplumlar geleceğini sağlam temeller üzerine oturtamazlar.

Bilimsel çalışmaların ve araştırmaların olmadığı toplumlarda tarihi eserlerden evrensel ölçülerle yararlanma söz konusu olamaz.

*

Ekonomik çıkarlar açısından tarihi eserler.

Tarihi eserler, turizm etkinliklerinin yaygınlaşması ile koruma altına alınır. Böylece, bir avuç sapkın dışında, çoğunluk tarihi eserlere sahip çıkar.

1-Turizm etkinliklerinin artış gösterdiği bölgelerde tarihi eserler koruma altına alınır, tamir edilir ve insanlara sunulur.

2-Turizmin gelişmediği bölgelerde, tarihi eserler kendi hallerine terk edilir.

 Turist gelirse oteller, lokantalar, değişik ürünler pazarlayanlar tarih eserlerin yararını görürler. Ayrıca, bilgili rehberler, tarihi eserleri diğer insanlara öğretirler.

Üretmeyen, üretmesini bilmeyen toplumlar geçmişte üretilen eserlere saygı besleyemezler. Örneğin, Anadolu’da, Selçukluların bıraktığı eserler Osmanlıların bıraktığı eserlerden fazladır. Osmanlı yöneticileri eski eserlere nasıl sahip çıkabilirdi? Daha kötüsü de olabilir: Vahabiler, puta taparlığı önlemek için Arabistan’da bütün eski yapıları, mezarları, türbeleri yakıp yıkarlar. Kendi atalarının mezarlarını, türbelerini tahrip edenler, Osmanlı yöneticilerinin yaptırdığı eserleri mi koruyacak?

**

Düşündüren yapıtlar, yazılar, konuşmalar insanlara etki eder; ama, konuşmaların etkisi geçici olur.

 

Kültürel açıdan tarihi eserler.

Tarihi eserler geçmiş toplumların yaşantıları, değerleri, gelenekleri, inanışları hakkında bilgi kaynaklarıdır. Hiçbir inanış, gelenek, kural, kendinden önceki inanış, gelenek, kurallardan bağımsız olamaz. Değişik kültürlerin köklerini arayan bilim adamları sıklıkla tarihi eserlerden yararlanırlar. Kültürlerinin köklerini öğrenenler, eski kültürlere düşman olamazlar. Böylece, toplumlarda hoşgörü gelişir. Tarihi eserler hoşgörünün gelişmesine önemli katkılarda bulunurlar. Örneğin, tarihi eserlere düşman olan toplumlarda kutsal metinler koruma altına alınmaz. Örneğin, Osmanlı’dan günümüze kalan sınırlı sayıda el yazımı Kuran vardır. Osmanlı’da yönetimde bulunmuş vezir, paşa, kadı, müftülere ait eşyalar ender olarak bulunur.

Tarihi eserlere sahip olma kültürü, kendi değerlerini yaratır. Böylece, tarihi eserler, evrensel ölçülerle değerlere kavuşur.

***

Türkiye’deki bazı yöneticilerde Ermeni ve Kürt korkusu vardır. Türkiye’deki yiğit yöneticiler, sadece canlı Ermeni ve Kürtlerden değil, ölülerden aşırı korkarlar. Hatta Ermeni ve Kürtlere ait tarihi eserlerin ülkeyi parçalayacağına inanırlar. Bu nedenle, gizlice onları yok etmeye çalışırlar. Yıllar önce Amasya’da Ferhat ile Şirin hikâyelerine konu olan tarihi suyollarının ortadan kaldırılışını gördüm. Yol çalışmaları yapanlar, projeler gereği, tarihi suyollarını kısa sürede yok ettiler.

1-Anadolu’da Ermenilere ait çoğunluk tarihi eserler tahrip olmuş ya da yıkıntı halindedir.

2-Kürt beylerine ait konaklar, kaleler sahipsizdir. Örneğin, çoğunluk Kürt belediye başkanları bu yapılarla ilgilenmezler. Çünkü: Onlar çok meşgul olup, büyük sorunlarla uğraşırlar. Kendi eserlerine değere vermeyenlere başkaları ne kadar değer verebilir? Bazı Kürt belediye başkanları kocaman sözcükler savurmakla yetinirler.

 Daha kötüsü, bazı Kürt yöneticiler, tarihi eserleri, bilerek ya da bilmeyerek bilgisiz kişilere onartarak değişmelerine neden oluyorlar. Gerçekte, böylesi olaylar bütün bölgelerde yapılıyor. Böylece, gerçekler yok ediliyor. 

****

+Açık toplumlarda tarihi eserler korunur; bilim adamlarına, araştırmacılara ve insanlara sunulur. Örneğin, Vatikan Kütüphanesindeki tarihi kitaplar asırlardır bilginlerin hizmetindedir. Tarihi eserleri korumak çoğunluk için ihtiyaçtır.

—Kapalı toplumlarda, “Puta tapar ya da düşman” kalıntılarına tepki göstermek toplumsal sağduyudur. İlkel sağduyulara göre, bazı tarihi eserleri korumaya çalışanlar sapkınlar, puta taparlar veya gizli hainlerdir.

  Bunların dışında dünyanın her bölgesinde paraya tapanlar, insani ve etik değerlerden yoksun olanlar için tarihi eserler fasa fisodur.

 

 

Nurettin Değirmenci